Piramitler: Dünyanın Yedi Harikasından Ayakta Kalan Tek Eser

Antik Yunan yazarları, gördükleri en görkemli yapıları 'dünyanın yedi harikası' diye listelemişti: Babil'in Asma Bahçeleri, Rodos Heykeli, İskenderiye Feneri, Efes'teki Artemis Tapınağı, Halikarnas Mozolesi, Zeus Heykeli ve Giza Piramitleri. Bu yedi eserden altısı depremlerle, yangınlarla, savaşlarla yok oldu. Bugün ayakta kalan tek harika, Giza Piramitleri. Üstelik listeye eklendiğinde bile en eskisiydi — diğerlerinden binlerce yıl önce inşa edilmişti.

Ne kadar eski?

Büyük Piramit (Keops Piramidi) yaklaşık 4500 yıl önce, M.Ö. 2560 civarında inşa edildi. Bu tarihi bir perspektife oturtalım: Kleopatra, piramitlerin yapımına Roma'nın kuruluşundan bile uzak, çok sonraki bir dönemde yaşadı. Yani Kleopatra piramitlere baktığında, onlar zaten 2500 yıllık antik yapılardı. İnsanlık tarihinin en uzun ömürlü anıtlarından söz ediyoruz.

Keops Piramidi, tam 3800 yıl boyunca dünyanın en yüksek insan yapısı unvanını korudu. Bu rekor ancak Orta Çağ'da, Avrupa'da yüksek katedraller inşa edilince kırıldı.

Nasıl inşa edildiler?

Büyük Piramit yaklaşık 2,3 milyon taş bloktan oluşuyor ve bu blokların bazıları 2,5 tonun, kimileri 50 tonun üzerinde. Vinç, tekerlek ya da demir aletlerin olmadığı bir çağda bu devasa taşların nasıl kesildiği, taşındığı ve milimetrik hassasiyetle yerleştirildiği hâlâ tam olarak çözülemedi. En kabul gören teori, rampalar ve insan gücüyle yapıldığı yönünde; on binlerce işçinin yıllarca çalıştığı tahmin ediliyor.

En etkileyici yanı hassasiyeti: piramidin tabanı neredeyse kusursuz bir kare ve kenarları pusula yönlerine şaşırtıcı bir doğrulukla hizalanmış. Modern aletler olmadan bu düzeyde bir mühendislik, insanı gerçekten hayrete düşürüyor.

Sadece bir piramit değil

Giza platosunda aslında üç büyük piramit var: en büyüğü Keops, ortancası Kefren, en küçüğü Mikerinos. Bunların yanında kraliçelere ait daha küçük piramitler ve mabetler de bulunuyor. Hemen önlerinde ise aslan gövdeli, insan başlı dev heykel Sfenks duruyor — tek bir kaya kütlesinden oyulmuş, yaklaşık 20 metre yüksekliğinde.

Piramitler firavunların mezarları olarak inşa edildi. Mısırlılar öbür dünyaya inanıyor, kralın ölümden sonraki yolculuğu için hazineler, yiyecekler ve eşyalarla birlikte gömüyorlardı. Ne yazık ki bu hazinelerin çoğu yüzyıllar içinde yağmalandı.

Ziyaret ederken bilmeniz gerekenler

Piramitlerin içine girilebiliyor. Ek biletle Keops Piramidi'nin iç koridorlarına ve kral odasına çıkabilirsiniz. Ancak geçit dar, alçak ve eğimli; klostrofobisi olanlara veya diz-bel sorunu yaşayanlara pek önerilmiyor. İçeride görülecek süsleme yok, deneyim daha çok 'piramidin içinde olmak' hissi için.

En iyi fotoğraf açısı klasik giriş kapısında değil. Deve sırtında çöl tarafından yaklaşmak ya da ATV safariyle panoramik noktaya çıkmak, üç piramidi birden kadraja alabileceğiniz çok daha etkileyici manzaralar sunuyor.

Ziyaret için en uygun saat sabah erken. Hem kalabalık az oluyor hem de öğle güneşi henüz bunaltıcı değil. Yaz aylarında bu özellikle önemli; gölgesiz bir alan olduğu için gün ortası oldukça yorucu olabiliyor. Yanınıza su, şapka ve güneş kremi almayı unutmayın.

Görmeden anlaşılmıyor

Piramitleri fotoğraflarda binlerce kez görmüş olsanız bile, karşılarında durduğunuzda hissettiğiniz şey bambaşka. Ölçekleri, yaşları, arkalarındaki emek ve gizem… Hiçbir görsel bunu tam olarak aktaramıyor. 'Dünyanın yedi harikasından ayakta kalan tek eser' cümlesi, ancak oraya gittiğinizde gerçek anlamını buluyor. Mısır turunun kalbinde bu deneyim var.